Belki otobüste tek kişilik koltuğa oturmasaydım kendimi bu kadar yalnız hissetmezdim.
Bugün olanları bir kaç mesajla anlatabileceğim birine bile sahip değilmişim meğersem. Kendimi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim.
Hayır bir mesajdan bahsediyorum. Mesaj. Basit bir mesaj. “Bugün bunları bunları yaptım. Bisikletle böyle böyle yollardan geçtim. Bu kişiyle şu kitap hakkında konuştuk. Şu şarkıyı keşfettim.” Rehberimi açıyorum. Eski sevgililer,aramızda kan bağı dışında hiçbir bağ olmayan akrabalar,bir zamanlar ‘her şeyim’ sandığım ‘hiçbir şeyim’ler,hıı birde işi düşünce mesaj atan samimiyetsiz bir kaç arkadaş. İşte bütün rehberimin özeti. İşte bu kadar aciz ve yalnız.
Nasıl bu kadar yanlızlaştım diye düşünüyorum,nasıl?
Dostum gibi görünen iki yüzlüleri hayatımdan çıkararak. Bugün yüzüme gülüp öteki gün arkamdan onlarca şey sallayacak biricik arkadaşlarımı(!)
Ne kadar fazla gereksiz insanla çevriliymiş hayatım. Eskiyen,küçülen kıyafetler gibi. O derece gereksiz o derece boş alan kaplayan. Hepsini dolabımdan çıkarmışım. Bu yüzden bu kadar yalnızım.
Neden yalnız olduğumu anlıyorum. Yalnızlığımın gözünü seveyim o zaman! Onlarca boş insan yerine yalnızlık. Zaman zaman umutsuzluğa soksa da yalnızlık. Mesaj atacak kimsem olmasa da yalnızlık..
Bu boktan dünyayı değiştirmeyi nasıl istiyorum bilemezsin! Ve bence hâlâ vakit var! Alfredo!
(via ahnesesiyeterr)
Beni neden tutuklarlar ?
Tutuklu öğrenciler için özgürlük ve adalet istiyoruz.
Bugün birçok arkadaşımızı puşi taktığı için, 1 mayıs’a katıldığı için, HES karşıtı panel düzenlediği için, grup yorum konserine katıldığı için, yaşasın halkların kardeşliği dediği için ve başka bir dünyanın mümkün olduğuna inandığı için baskılarla tutuklamalarla yıldırmaya çalışıyorlar.
Ama bizlere yetmez bunlar! Bizler daha önce hiç tanışmadığımız arkadaşlarımızın yanındayız!
(Source: bluesperisan, via 99kirmizibalon)
Giderek siz oluyorsa bütün bir kalabalık
Yüzünüz yüzlerine benziyorsa, giysiniz giysilerine
Ansızın bir hastanın kendini iyi sanması gibi
Gücünüz yetse de azıcık bağırsanız
Bir yankı: durmadan yalnızsınız
Durmadan yalnızsınız.Edip Cansever
(via icguveysindeniclice)
Gece gece yine en sevdiğim işlerden birini yapıp bizim evde bulunan onlarca fotoğraf albümlerini ve binlerce fotoğrafı karıştırırken, yine ”ah keşke 80’lerde değil de 50-60’lı yıllarda doğmuş, bu siyah beyaz fotoğraflarda kalma o renkli dünyayı bire bir tadabilmiş olsaydım” diye iç geçirdim. Annem fotoğrafla hem çok ilgilidir, hemde evimizde binlerce karenin büyük çoğunluğu onun usta elleriyle çekilmiş ve onun zevkinden güzel çizgiler içerir, belki de bundan sebep küçüklüğümden beri fotoğraf albümlerini karıştırmaya bu kadar meraklıyımdır. Bir anı kaydedebilen kağıt parçaları ve makinalar belki de bu sebeple bu denli büyüleyici gelir ve saatlerce albümlerin arasına gömülüp, kareleri ince ince tarayıp, detay detay incelerim hiç usanmadan…
Tıpkı eski kasetlere, plaklara olan merakım ilgim gibi.. Belki de salt, ailemin benden önceki hayatına olan ilgim merakımdır beni her seferinde yeniden o eski albümlerin içine gömen ve saatlerce meşgul eden.. Belki de analog fotoğraf makinalar ile çekilmiş karelerin samimiyetidir tek sebep…
19.05.2012 | Eda Tanses
Her kuşak tarafından sevilen ve dinlenen parçalardır vardır, hiç eskimeyen. Bu da öyle bir şarkı işte. Çocukluğumuzun şarkısı, bu kuşakta yaşayan çocukların da şarkısı ve bizden sonraki kuşakların da…

